Yeni Yıl Hedefleri ve Manifest Kavramına Psikanalitik Bir Bakış
- Bilal Kaya
- 3 Oca
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 5 gün önce
Yeni bir yıl yaklaşırken birçok kişi kendine hedefler koyar. “Bu yıl değişeceğim.” “Artık ertelemeyeceğim.” “Hayatımı baştan yazıyorum.”
Son yıllarda bu hedef koyma pratiği, “manifest etmek” kavramıyla birlikte daha da görünür hale geldi. İstediğini düşünerek, hayal ederek ya da olumlu cümlelerle tekrar ederek hayatına çekebileceğin fikri oldukça cazip görünüyor. Peki, gerçekten bu kadar kolay mı? Psikanalitik açıdan bakıldığında, yeni yıl hedefleri ve manifest kavramı yalnızca motivasyonla değil, bilinçdışı süreçlerle de yakından ilişkilidir.
Hedef Koymak mı, Kendilikle Pazarlık mı?
Psikanalitik kuram, insan davranışlarının yalnızca bilinçli kararlarla şekillenmediğini söyler. Bir hedef koyduğumuzda, aslında sadece “ne yapmak istediğimizi” değil, “kim olmak istediğimizi” de ilan ederiz. Bu nedenle yeni yıl hedefleri çoğu zaman ideal benlikle ilgilidir.
Daha disiplinli olmak, daha başarılı olmak, daha mutlu hissetmek…Bunlar yalnızca davranışsal hedefler değildir; aynı zamanda kişinin kendisine dair taşıdığı eksik, yetersiz ya da onay arayan parçaların da bir yansımasıdır.
Bu noktada şu soru önemlidir:
Bu hedef gerçekten bana mı ait, yoksa başkalarının benden beklediği bir benliğe mi hizmet ediyor?
Manifest Etme İsteği Nereden Gelir?
Manifest kavramı, yüzeyde “olumlu düşünme” ile ilişkilendirilse de psikanalitik düzlemde daha derin bir anlam taşır. İnsan, kontrol edemediği bir dünyada yaşar. Belirsizlik, kayıp ve hayal kırıklığı kaçınılmazdır. Manifest etmek ise bu belirsizliğe karşı geliştirilen bir savunma gibi çalışabilir.
“Yeterince istersem olur.” “Negatif düşünmezsem başıma kötü bir şey gelmez.”
Bu düşünceler, kişiye geçici bir kontrol hissi verir. Ancak psikanalitik açıdan bakıldığında, bu kontrol ihtiyacı çoğu zaman erken dönem yaşantılarla ilişkilidir. Özellikle çocuklukta ihtiyaçları yeterince karşılanmamış, duygusal olarak görülmemiş bireylerde, yetişkinlikte “evrene mesaj gönderme” fikri güçlü bir telafi mekanizması haline gelebilir.
Neden Aynı Hedefler Her Yıl Tekrar Ediyor?
Birçok kişi her yıl benzer hedefler koyar ve yıl sonunda yine aynı noktada olduğunu hisseder. Psikanalitik kuram bu durumu “tekrar zorlantısı” kavramıyla açıklar. Kişi farkında olmadan tanıdık olanı tekrar etmeye yönelir; hatta bu tanıdıklık acı verici olsa bile.
Örneğin:
Sürekli başarısız olacağını düşündüğü iş hedefleri
Hep yarım kalan başlangıçlar
Kendini sabote eden kararlar
Bunlar tembellik ya da irade eksikliğinden çok, bilinçdışında çalışan eski ilişki kalıplarının bugüne taşınmasıyla ilgilidir. Bu nedenle yalnızca “daha çok istemek” ya da “daha pozitif düşünmek” çoğu zaman yeterli olmaz.
Psikanalitik Perspektiften Daha Gerçekçi Bir Başlangıç
Psikanalitik bakış, yeni yıl hedeflerini tamamen reddetmez; ancak onları farklı bir yerden ele alır. Asıl soru şudur:
“Bu hedefi koyarken içimde hangi duygular harekete geçiyor?”
Suçluluk, yetersizlik, utanç ya da onaylanma ihtiyacı…Bunlar fark edilmeden koyulan hedefler, kısa sürede baskıya dönüşebilir.
Bu yüzden yeni bir yıla başlarken şu sorular daha dönüştürücü olabilir:
Bu hedef benim hangi ihtiyacıma cevap veriyor?
Başaramazsam kendime ne söylüyorum?
Bu hedefi koyarken kimi memnun etmeye çalışıyorum?
Bu sorular, hedefleri daha sürdürülebilir ve kişiye ait hale getirir.
Değişim, İrade Değil Farkındalıkla Başlar
Psikanalitik yaklaşıma göre gerçek değişim, ani kararlarla değil; yavaş yavaş gelişen farkındalıklarla olur. Kişi kendini zorladığı yerleri, kaçındığı alanları ve tekrar eden duygusal döngülerini anlamaya başladıkça, hedefler de doğal olarak değişir.
Belki de bu yılın hedefi:
Daha üretken olmak değil, neden durduğunu anlamak
Daha mutlu olmak değil, mutsuzluğa tahammül edebilmek
Her şeyi kontrol etmek değil, kontrol edemediğin yerlerle temas kurabilmek olabilir
Sonuç Yerine
Yeni yıl, bir mucize anı değil; bir devam çizgisidir. Manifest etmek, hedef koymak ya da yeni başlangıçlara inanmak insan ruhu için anlamlıdır. Ancak bu süreç, bilinçdışı dinamikler görmezden gelindiğinde hayal kırıklığına dönüşebilir.
Psikanalitik bakış, “neden olmuyor?” sorusuna daha derin bir yanıt sunar. Belki de mesele yeterince istememek değil, henüz kendini yeterince duymamış olmaktır.
Uzman Psikolog Bilal Kaya ile Psikolojik Destek
Sizler de bu tekrar eden döngüleri anlamak istiyorsanız ulaşabilirsiniz.
Samsun Atakum merkezli oyun terapisi arayan ebeveynler için bireysel psikolojik danışmanlık hizmeti sunuyorum. Destek için:🌐 www.bilalkaya.net
📍Samsun Atakum Psikolog / Online Danışmanlık
Bilal KAYA |Yetişkin ve Çocuk Psikoloğu | Online Psikolog | Samsun Psikolog | Atakum Psikolog
Yorumlar