Bazı dönemlerde yemek yemek istemediğinizi, öğün atladığınızı ya da sevdiğiniz yiyeceklere karşı bile ilgi duymadığınızı fark etmiş olabilirsiniz. İştahsızlık çoğu zaman fiziksel nedenlerle ilişkilendirilse de, psikolojik süreçler de iştah üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilir.
Özellikle stresli yaşam olayları, kaygı, üzüntü, yas süreçleri veya duygusal yüklerin arttığı dönemlerde iştahta belirgin değişiklikler görülebilir.
Peki iştahsızlık bize ne anlatıyor olabilir?
İştahsızlık Nedir?
İştahsızlık, kişinin yemek yeme isteğinde belirgin bir azalma yaşaması veya yemeğe karşı ilgisinin azalmasıdır.
Bazen birkaç gün sürebilen geçici bir durum olabilirken, bazen de daha uzun süre devam ederek kişinin günlük yaşamını etkileyebilir.
İştahsızlık yaşayan kişiler sıklıkla şunları ifade eder:
- Acıkmıyorum.
- Yemek yemek aklıma bile gelmiyor.
- Sevdiğim yemekleri bile istemiyorum.
- Yemek hazırlamak gözümde büyüyor.
- Birkaç lokmadan sonra doymuş hissediyorum.
Stres ve Kaygı İştahı Nasıl Etkiler?
Yoğun stres altında olduğumuzda bedenimiz hayatta kalmaya odaklanan bir çalışma düzenine geçebilir.
Bu süreçte bazı kişilerde iştah artarken, bazı kişilerde iştah belirgin şekilde azalabilir.
Kaygı yaşayan kişilerde sık görülen durumlar şunlardır:
- Mide sıkışması hissi
- Midede düğümlenme
- Bulantı hissi
- Yemek düşüncesine karşı isteksizlik
Beden ve zihin birbirinden bağımsız çalışmaz. Bu nedenle yoğun kaygı dönemlerinde iştahın etkilenmesi oldukça yaygın bir durumdur.
Üzüntü ve Yas Süreçlerinde İştahsızlık
Önemli bir kayıp yaşandığında ya da kişinin yaşamında sarsıcı olaylar meydana geldiğinde iştahsızlık ortaya çıkabilir.
Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud, yasın yalnızca kaybedilen kişiye değil; kaybedilen ilişkilere, hayallere, beklentilere ve yaşam planlarına da yönelik olabileceğini belirtmiştir.
Bazen kişi yalnızca bir insanı değil;
- bir ilişkiyi,
- bir dönemi,
- bir işi,
- bir umudu
kaybetmiş olabilir.
Bu tür dönemlerde iştah azalması psikolojik sürecin bir parçası olarak görülebilir.
Duygularımız ve İştahımız Arasındaki İlişki
Nasıl ki bazı insanlar duygusal zorlanmalar karşısında daha fazla yemek yiyorsa, bazı insanlar da tam tersine yeme isteğini kaybedebilir.
Özellikle şu duygular iştahı etkileyebilir:
- Kaygı
- Üzüntü
- Hayal kırıklığı
- Yalnızlık
- Çaresizlik
- Yoğun stres
Bazen kişi duygularını ifade etmekte zorlandığında, bu durum bedensel belirtiler aracılığıyla kendini gösterebilir.
İştahsızlık ve İçsel Geri Çekilme
Psikodinamik açıdan bakıldığında bazı dönemlerde kişi yalnızca insanlardan değil, yaşamın kendisinden de geri çekilmiş hissedebilir.
Eskiden keyif veren aktivitelerin ilgi çekmemesi, enerjinin azalması ve iştahsızlık zaman zaman birlikte görülebilir.
Bu durum her zaman bir ruhsal bozukluk anlamına gelmez; ancak kişinin yaşadığı psikolojik yükün anlaşılması açısından önemli bir işaret olabilir.
Kendinize Şu Soruları Sorabilirsiniz
İştahsızlık yaşadığınız dönemlerde şu sorular üzerinde düşünmek faydalı olabilir:
- Son zamanlarda hayatımda zorlayıcı bir olay yaşandı mı?
- Kendimi en çok hangi konuda kaygılı hissediyorum?
- Uzun zamandır içime attığım duygular var mı?
- Yemek yemek istemediğim zamanlarda ne hissediyorum?
- Bu durum ne zamandır devam ediyor?
Bu sorular, iştahsızlığın yalnızca fiziksel değil, duygusal yönlerini de fark etmeye yardımcı olabilir.
Psikolojik Destek Ne Zaman Faydalı Olabilir?
İştahsızlık;
- Uzun süredir devam ediyorsa,
- Belirgin kilo kaybına neden oluyorsa,
- Günlük yaşamı etkiliyorsa,
- Kaygı, üzüntü veya umutsuzluk duygularıyla birlikte görülüyorsa,
öncelikle tıbbi nedenlerin değerlendirilmesi önemlidir. Fiziksel bir neden bulunmaması durumunda psikolojik süreçlerin ele alınması faydalı olabilir.
Psikolojik destek sürecinde kişinin yaşamındaki stres kaynakları, ilişkileri, duygusal deneyimleri ve içsel çatışmaları daha ayrıntılı biçimde değerlendirilebilir.
Sonuç
İştahsızlık her zaman yalnızca bedensel bir durum değildir. Bazen yaşadığımız duygular, kaygılar, kayıplar veya içsel yükler iştahımız üzerinde etkili olabilir.
Bu nedenle iştah azalmasını değerlendirirken yalnızca "Neden yemek yiyemiyorum?" sorusuna değil, "Hayatımda şu anda neler oluyor?" sorusuna da yer vermek önemlidir.
Çünkü bazı dönemlerde bedenimiz, kelimelere dökemediğimiz duyguları kendi diliyle anlatmaya çalışıyor olabilir.
Bilal KAYA | Yetişkin ve Çocuk Psikoloğu | Online Psikolog | Samsun Psikolog | Atakum Psikolog
Yorumlar
Henüz onaylanmış yorum yok.
Google ile giriş yapanlar yorum yapabilir.
Google ile Giriş Yap