Birçok ebeveyn şu soruyla başvurur: “Çocuğumda dikkat eksikliği var deniyor ama acaba kaygı mı?”
Özellikle okul döneminde öğretmen geri bildirimleri, ders başında zorlanmalar ve akademik beklentiler bu soruyu daha da görünür kılar. Ancak psikanalitik açıdan bakıldığında, dikkat eksikliği ile kaygı çoğu zaman birbirinden bağımsız değildir.
Görünen belirti aynı olabilir; fakat altında yatan ruhsal nedenler farklıdır.
Dikkat Eksikliği Her Zaman Yapısal mıdır?
Dikkat eksikliği çoğu zaman nörogelişimsel bir çerçevede ele alınır. Ancak psikanalitik yaklaşım, dikkat eksikliğini yalnızca bilişsel bir yetersizlik olarak değil, çocuğun iç dünyasında yaşadığı bir zorlanmanın işareti olarak da değerlendirir.
Bazı çocuklar için dikkatin sürdürülememesi;
- içsel gerginliği tolere edememe,
- kaygı uyandıran düşüncelerden uzaklaşma,
- beklenti baskısından kaçınma işlevi görebilir.
Bu durumda dikkat eksikliği, bir bozukluktan çok ruhsal bir savunma haline gelir.
Kaygı Dikkat Eksikliğini Nasıl Görünür Kılar?
Kaygı yaşayan bir çocuk, zihinsel enerjisinin büyük bölümünü tehdit algısına ve kontrol çabasına harcar. Bu da öğrenmeye, dinlemeye ve odaklanmaya ayrılabilecek alanı daraltır.
Psikanalitik açıdan bakıldığında; çocuk derste “orada değildir”, çünkü ruhsal enerjisi başka bir içsel çatışmaya bağlanmıştır.
Bu çocuklar sıklıkla:
- dikkatini sürdüremeyen,
- yönergeleri kaçıran,
- unutkan,
- çabuk vazgeçen
olarak tanımlanır. Ancak bu tablo her zaman gerçek bir dikkat eksikliğine işaret etmez.
Dikkat Eksikliği mi, Kaygı mı? Ayırt Edici Sorular
Psikanalitik değerlendirmede şu sorular belirleyicidir:
- Dikkat sorunu her ortamda mı ortaya çıkıyor?
- Okulda artıp evde azalıyor mu?
- Ayrılık, hata yapma ya da başarısızlık temaları var mı?
- Bedensel belirtiler (karın ağrısı, mide bulantısı, uyku sorunları) eşlik ediyor mu?
Kaygı temelli dikkat eksikliği, genellikle durumsal ve ilişkiseldir.
Psikanalitik Bakışta Semptomun Anlamı
Psikanalitik yöntemde semptom, bastırılması gereken bir sorun değil, çocuğun iç dünyasından gelen bir anlatıdır.
Dikkatini veremeyen çocuk;
- bazen baş etmesi zor beklentiler altındadır,
- bazen ayrışma ve bireyselleşme sürecinde zorlanıyordur,
- bazen de aile içi duygusal yükleri taşımaktadır.
Bu nedenle yalnızca dikkat eksikliğine odaklanmak, çocuğun yaşadığı ruhsal gerçeği gözden kaçırmaya neden olabilir.
Psikolojik Destek Süreci Nasıl Ele Alır?
Psikanalitik temelli çocuk çalışmalarında amaç; çocuğu “daha dikkatli” hale getirmek değil, dikkatin neden sürdürülemediğini anlamaktır.
Çocuk merkezli oyun terapisi, çocuğun bilinçdışı kaygılarını ve çatışmalarını oyun aracılığıyla ifade etmesine olanak tanır. Oyun, çocuğun iç dünyasının doğal dilidir.
Bu süreçte ebeveyn tutumları ve aile dinamikleri de çalışmanın önemli bir parçasıdır.
Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?
Aşağıdaki durumlar eşlik ediyorsa psikolojik değerlendirme önemlidir:
- Dikkat eksikliği belirtileri artıyorsa
- Kaygı ve huzursuzluk belirginleşiyorsa
- Okul başarısında ani düşüş varsa
- Bedensel yakınmalar sıklaşıyorsa
Erken dönemde ele alınan duygusal zorlanmalar, çocuğun akademik ve sosyal gelişimini koruyucu bir rol oynar.
Sonuç
Her dikkat eksikliği dikkat eksikliği değildir. Bazı çocuklar dikkatini toplayamıyordur, çünkü taşıdıkları duygusal yük fazladır.
Psikanalitik bakış, çocuğu etiketlemek yerine onun ne anlatmaya çalıştığını duymayı amaçlar.
📍 Samsun / Atakum’da çocuk psikoloğu desteği, dikkat eksikliği ve kaygı arasındaki bu karmaşık ilişkiyi bütüncül biçimde ele almayı hedefler.
Uzman Psikolog Bilal Kaya ile Psikolojik Destek
Samsun Atakum merkezli çocuklar için oyun terapisi arayan ebeveynler ve yetişkin bireyler için bireysel psikolojik danışmanlık hizmeti sunuyorum. Destek için:🌐 www.bilalkaya.net
📍Samsun Atakum Psikolog / Online Danışmanlık / Samsun Atakum çocuk psikoloğu
Bilal KAYA |Yetişkin ve Çocuk Psikoloğu | Online Psikolog | Samsun Psikolog | Atakum Psikolog
Yorumlar
Henüz onaylanmış yorum yok.
Google ile giriş yapanlar yorum yapabilir.
Google ile Giriş Yap