Kısa Cevap
Çocuklukta sürekli eleştirilmek, bazı bireylerin yetişkinlikte kendilerine karşı daha sert olmalarına, hata yapmaktan çekinmelerine ve öz değerlerini başkalarının değerlendirmeleri üzerinden şekillendirmelerine katkıda bulunabilir. Elbette her birey aynı şekilde etkilenmez. Ancak erken dönemde sık karşılaşılan eleştirel tutumlar, kişinin kendisiyle kurduğu içsel diyaloğu ve ilişkilerini etkileyebilir.
Çocukken yaptığınız her şeyin bir eksiği mi bulunuyordu?
"Biraz daha dikkatli olsaydın."
"Neden yine yanlış yaptın?"
"Kardeşin bunu daha iyi yapıyor."
"Hiç mi doğru bir şey yapmayacaksın?"
Bu cümleler size tanıdık geliyor mu?
Bir hata yaptığınızda kendinizi uzun süre suçluyor musunuz?
Takdir edilseniz bile "Aslında o kadar da iyi değildim." diye düşünüyor musunuz?
Başkalarının eleştirilerinden çok fazla etkileniyor musunuz?
Eğer bu sorular size yakın geldiyse, bunun yalnızca bugünkü yaşantınızla ilgili olmayabileceğini düşünmek faydalı olabilir.
Çocukluk, yalnızca fiziksel olarak büyüdüğümüz bir dönem değildir. Aynı zamanda kendimiz hakkında ilk fikirlerimizi oluşturduğumuz yıllardır. Kendimizi nasıl gördüğümüz, ne kadar değerli hissettiğimiz ve hata yaptığımızda kendimize nasıl davrandığımız, büyük ölçüde bu dönemde şekillenmeye başlar.
Peki sürekli eleştirilmek neden bu kadar kalıcı etkiler bırakabilir?
Eleştiri Her Zaman Zararlı mıdır?
Hayır.
Çocukların gelişebilmesi için zaman zaman geri bildirime ihtiyaçları vardır. Yapıcı ve saygılı bir şekilde verilen geri bildirim, öğrenmeyi destekleyebilir.
Ancak eleştiri sürekli hâle geldiğinde, kişiliği hedef aldığında veya çocuğun yalnızca hatalarına odaklanıldığında durum değişebilir.
Örneğin:
- "Bu ödevi biraz daha düzenleyebilirsin." demek ile
- "Sen zaten hep dağınıksın." demek aynı şey değildir.
İlk ifade davranışa yöneliktir.
İkinci ifade ise çocuğun kimliğine yönelik bir mesaj taşıyabilir.
Çocuk zamanla yaptığı hatayla kendisini özdeşleştirmeye başlayabilir.
Çocuk Eleştiriyi Nasıl Anlamlandırır?
Yetişkinler çoğu zaman söyledikleri cümlelerin yalnızca davranışı düzeltmeye yönelik olduğunu düşünür.
Ancak çocuklar, özellikle erken yaşlarda, söylenen sözleri kendileriyle ilgili genel bir değerlendirme olarak algılayabilir.
Sık tekrar eden eleştiriler şu inançların gelişmesine katkıda bulunabilir:
- Yeterince iyi değilim.
- Hata yaparsam sevilmem.
- Başarılı olmazsam değerim azalır.
- Sürekli dikkatli olmalıyım.
- Kimseyi hayal kırıklığına uğratmamalıyım.
Bu inançlar her zaman bilinçli değildir. Ancak yıllar içinde kişinin kendisiyle konuşma biçiminin bir parçası hâline gelebilir.
İçimizdeki Eleştirel Ses Nereden Gelir?
Hiç fark ettiniz mi?
Bazen en ağır eleştirileri başkaları değil, biz kendimize yaparız.
Küçük bir hata yaptığımızda:
"Nasıl bunu yaparsın?"
"Yine beceremedin."
"Daha dikkatli olmalıydın."
gibi cümleler zihnimizden geçebilir.
Psikanalitik kuramda Freud, çocuklukta dışarıdan gelen bazı kuralların ve yargıların zamanla içselleştirildiğini ifade eder. Bu içsel yapı, kişinin kendi davranışlarını değerlendirmesinde önemli bir rol oynar.
Eğer çocuklukta eleştirel mesajlar çok baskınsa, kişi yetişkinlikte de kendisine benzer bir sertlikle yaklaşabilir.
Artık onu eleştiren biri olmasa bile, eleştirel ses içeriden konuşmaya devam edebilir.
Winnicott: Sürekli Eleştirilen Çocuk Kendisi Gibi Olabilir mi?
Donald Winnicott'a göre çocukların sağlıklı gelişimi için yalnızca fiziksel bakım değil, duygusal olarak kabul gördüklerini hissetmeleri de önemlidir.
Çocuk yaptığı her davranışta eleştiriliyorsa, zamanla kendiliğinden davranmaktan çekinebilir.
Resim yaparken...
Fikir söylerken...
Yeni bir şey denerken...
Sürekli yanlış yapmaktan korkabilir.
Bu durum yetişkinlikte de devam edebilir.
Bazı insanlar yeni bir işe başlamadan önce uzun süre bekler.
Mükemmel olmadan harekete geçmek istemez.
Çünkü hata yapmak onlar için yalnızca hata yapmak değildir; eleştirilmek ve değersiz hissetmek anlamına gelebilir.
Karen Horney: Mükemmel Olma Çabası Nereden Geliyor?
Psikanalist Karen Horney, bazı bireylerin yoğun eleştirel ortamlarda büyüdüklerinde "ideal benlik" oluşturmaya çalışabileceklerini ifade eder.
Kişi şu düşünceyi geliştirebilir:
"Eğer kusursuz olursam eleştirilmem."
Bu nedenle sürekli daha fazlasını yapmaya çalışabilir.
Başarı elde ettiğinde kısa süre mutlu olur.
Sonra yeni bir hedef belirler.
Çünkü içindeki eleştirel ses hiçbir başarıyı yeterli görmez.
Bu nedenle dışarıdan başarılı görünen bazı insanlar, iç dünyalarında sürekli yetersizlik hissi yaşayabilir.
Eleştirilmekten Korkmak Günlük Hayatı Nasıl Etkileyebilir?
Çocuklukta sık eleştirilen bazı bireylerde yetişkinlikte şu durumlar görülebilir:
- Fikirlerini söylemekten çekinmek.
- Hata yapmamak için aşırı kontrolcü davranmak.
- Yeni deneyimlerden kaçınmak.
- Eleştiri alacağını düşündüğü ortamlarda kaygılanmak.
- Sürekli başkalarının onayını aramak.
- Takdir edilse bile bunu kabul etmekte zorlanmak.
Bu durumlar herkes için geçerli değildir. Ancak bazı kişiler için çocuklukta öğrenilen ilişki biçimlerinin yetişkinlikte de etkisini sürdürdüğü görülebilir.
Bowlby: Sürekli Eleştirilmek Güven Duygusunu Etkileyebilir mi?
Bağlanma kuramının kurucusu John Bowlby, çocuk ile bakım veren kişi arasındaki ilişkinin, çocuğun hem kendisini hem de başkalarını algılama biçiminde önemli bir rol oynadığını ifade eder.
Çocuk yalnızca ihtiyaçlarının karşılanmasına değil, duygularının anlaşılmasına ve kabul edilmesine de ihtiyaç duyar.
Sürekli eleştirilen bir çocuk zamanla şu düşünceleri geliştirebilir:
- "Demek ki yeterince iyi değilim."
- "Hata yaparsam kabul edilmeyeceğim."
- "Sevilmek için kusursuz olmam gerekiyor."
Bu düşünceler bilinçli olmayabilir. Ancak ilerleyen yıllarda kişinin ilişkilerine yansıyabilir.
Örneğin bir eleştiri aldığında yalnızca yaptığı davranışı değil, tüm kişiliğini sorgulamaya başlayabilir.
Heinz Kohut: Görülmek ile Değerlendirilmek Aynı Şey Değildir
Heinz Kohut'un Kendilik Psikolojisi yaklaşımına göre çocukların en temel ihtiyaçlarından biri, duygusal olarak görülmek ve anlaşılmaktır.
Bir çocuk yalnızca başarılarıyla fark edildiğinde ya da daha çok hataları üzerinden değerlendirildiğinde, zamanla kendi değerini dışarıdan gelen geri bildirimlerle ölçmeye başlayabilir.
Bu nedenle bazı insanlar;
- Sürekli takdir bekleyebilir,
- Eleştirilere karşı aşırı hassas olabilir,
- Küçük bir olumsuz geri bildirimi bile büyük bir başarısızlık gibi yaşayabilir.
Oysa sağlıklı bir öz değer, yalnızca başarılarla değil; kişinin olduğu hâliyle kabul gördüğünü hissedebilmesiyle de gelişir.
Eleştirilmek Neden Bu Kadar Can Yakabilir?
Günlük yaşamda hepimiz zaman zaman eleştiri alırız.
Ancak bazı insanlar için eleştiri yalnızca o ana ait değildir.
Örneğin iş yerinde yapılan küçük bir geri bildirim, saatlerce hatta günlerce zihni meşgul edebilir.
"Acaba gerçekten yetersiz miyim?"
"Ben bunu neden yapamadım?"
"Kesin hakkımda kötü düşünüyorlar."
gibi düşünceler peş peşe gelebilir.
Çünkü bugünkü eleştiri, geçmişte yaşanan benzer deneyimlerle birleşerek daha yoğun hissedilebilir.
Sürekli Kendini Kanıtlama İhtiyacı Oluşabilir
Çocuklukta yoğun eleştiriyle büyüyen bazı bireyler, yetişkinlikte sürekli başarılı olmaya çalışabilir.
Bu başarı isteği çoğu zaman gelişmek için değil, eleştirilmemek için ortaya çıkar.
İş hayatında daha fazla çalışmak…
Dinlenirken bile suçluluk hissetmek…
Her işi kusursuz yapmaya çalışmak…
Yardım istemekten kaçınmak…
Bunların altında bazen "Yeterince iyi olmalıyım." düşüncesi yer alabilir.
Ne var ki kişi ne kadar başarılı olursa olsun, içindeki eleştirel ses kolay kolay susmayabilir.
İlişkilere Nasıl Yansıyabilir?
Sürekli eleştirilmenin etkileri yalnızca kişinin kendisiyle ilişkisini değil, başkalarıyla kurduğu ilişkileri de etkileyebilir.
Bazı kişiler:
- Düşüncelerini ifade etmekten çekinebilir.
- Yanlış anlaşılmaktan yoğun kaygı duyabilir.
- Tartışmalardan kaçınabilir.
- Sürekli karşı tarafı memnun etmeye çalışabilir.
- Hata yaptığında özür dilemek zorunda hissedebilir.
Zamanla kişi, ilişki içinde kendisini rahatça ifade etmek yerine hata yapmamaya odaklanabilir.
Bu Herkes İçin Geçerli midir?
Hayır.
Çocuklukta eleştiri yaşayan her birey yetişkinlikte aynı güçlükleri yaşayacak diye bir kural yoktur.
Çocuğun mizacı, diğer bakım verenlerle kurduğu ilişkiler, sosyal çevresi ve yaşam boyunca edindiği deneyimler bu süreci etkileyebilir.
Bu yazıda anlatılanlar, olası psikolojik süreçleri anlamaya yönelik genel bir çerçeve sunmaktadır.
Kendinize Şu Soruları Sorabilirsiniz
Kendinizi daha iyi anlamak için aşağıdaki sorular üzerinde düşünebilirsiniz:
- Bir hata yaptığımda kendime nasıl konuşuyorum?
- Başkalarından gelen eleştiriler beni neden bu kadar etkiliyor?
- Takdir edilsem bile bunu kabul etmekte zorlanıyor muyum?
- Çocukken başarılarım kadar çabam da görülüyor muydu?
- Kendimi yalnızca başarılı olduğum zaman mı değerli hissediyorum?
Bu soruların kesin cevapları olmayabilir. Ancak kendinizle kurduğunuz ilişkiyi fark etmenize yardımcı olabilir.
Psikolojik Destek Ne Zaman Faydalı Olabilir?
Eğer;
- Kendinizi sürekli eleştiriyorsanız,
- Küçük hataları büyütüyor ve uzun süre aklınızdan çıkaramıyorsanız,
- Başkalarının değerlendirmeleri ruh hâlinizi belirliyorsa,
- Eleştirilme korkusu nedeniyle bazı adımları atmaktan kaçınıyorsanız,
- Kendinizi olduğunuz hâlinizle kabul etmekte zorlanıyorsanız,
psikolojik destek almak bu örüntüleri anlamanıza yardımcı olabilir.
Psikolojik destek sürecinde yalnızca bugünkü düşünceler değil, bu düşüncelerin yaşam öykünüz içindeki anlamı da ele alınabilir. Amaç geçmişi değiştirmek değil; bugün kendinizle kurduğunuz ilişkiyi daha yakından tanımaktır.
Sonuç
Eleştiri, gelişimin doğal bir parçası olabilir. Ancak çocuklukta sürekli eleştirilmek, yalnızca davranışları değil, kişinin kendisine bakışını da etkileyebilir.
Bazı bireyler yıllar sonra bile en büyük eleştirmeni olarak yaşamaya devam edebilir. Başkalarının söylediği birkaç cümle unutulsa bile, o cümlelerin zamanla içselleşen etkisi uzun süre hissedilebilir.
Kendinizi sürekli yetersiz hissediyor, hata yaptığınızda kendinize karşı acımasız davranıyor ya da ne yaparsanız yapın yeterli olmadığınızı düşünüyorsanız, bunun nedenlerini merak etmek kendinizi daha yakından tanımanız için önemli bir başlangıç olabilir.
Çünkü öz değer, kusursuz olmakla değil; güçlü ve zayıf yönlerimizle birlikte kendimizi kabul edebilmekle gelişir.
Sık Sorulan Sorular
Çocuklukta sürekli eleştirilmek özgüveni etkiler mi?
Bazı bireylerde sürekli ve yoğun eleştirel tutumlar, özgüven ve öz değer üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilir. Ancak bu durum herkes için aynı şekilde gelişmez.
Sürekli kendini eleştirmek çocuklukla ilişkili olabilir mi?
Bazı durumlarda evet. Çocukluk döneminde sık karşılaşılan eleştirel tutumlar, kişinin zamanla kendisine benzer bir dille yaklaşmasına katkıda bulunabilir.
Eleştirilme korkusu değişebilir mi?
Kişi bu örüntüleri fark ettikçe ve kendisiyle kurduğu ilişkiyi yeniden değerlendirdikçe, eleştiriye karşı daha esnek bir bakış açısı geliştirebilir.
Bilal KAYA | Yetişkin ve Çocuk Psikoloğu | Online Psikolog | Samsun Psikolog | Atakum Psikolog
Yorumlar
Henüz onaylanmış yorum yok.
Google ile giriş yapanlar yorum yapabilir.
Google ile Giriş Yap